Yazar - Çizeriz

KENDİN OL,KENDİNDE(n) ÖĞREN

DEDE İLE TORUN ARASINDAKİ TATLI İLİŞKİNİN SEVGİDEN BAŞKA BİR İŞLEVİ DE DEDENİN YAŞADIKLARININ TORUNUN HAYATINDA İŞE YARAYACAK OLMASIYDI. ŞİMDİ GERİYE KALAN BU SAYFA KADAR BEYAZ BİR BOŞLUK.


Değişim ve yenilikler hayatın gündelik pratiği gibi ahlakını da dönüştürür. Dede ve torun ilişkisinin güzelliği olağanüstü işlevsel oluşuyla doğrudan ilgiliydi. Dedeyle yaşadıkları çocuğa çok şey öğretir ve o bilgiler hayatı boyunca işine yarardı, çünkü dünya dedesinin dünyasıyla yakın koşullara sahip olurdu. Dede hayatının en değerli zamanlarını yaşamanın zevkine varırdı, çünkü torunuyla upuzun bir ömre yol gösterici olabilme şansını yakalamıştı. Bugün gelinen noktada çocuğun hayatı dedeninkinden çok başka olacağı için eski değerine sahip değil. Torun artık hayatta tamamen yalnız, herşeyi kendi yaşayıp görmek zorunda. Anı yaşamak bir seçim ve lüks değil, bir yoksunluk ve mecburiyet. Öncesinin kıymeti yok ve sonrasının da nasıl olacağı bilinmiyor.

Çocuğun pratiği tek başına öğrendiği şeylerin yanında birşeyi daha öğretiyor; büyüklerinden öğrendiği bir şey olmadığını. Bu öğrenmeyişi o kadar çok durumda ve o kadar çok kereler deneyimliyor ki, artık çocuk için büyüklerden birşey öğrenmeme hali net bir bilgiye dönüşüyor, hatta o kadar net ki 'kural' gibi.

Sonuçlarına bakılarak sıklıkla eleştirilen eğitimin en önemli sıkıntısı burada yatıyor olabilir. Büyüklerin öğretme fikri üzerine kurulu bir eğitim sistemi, 'büyüklerden öğrenmeme'yi pratikleriyle öğrenmiş çocuklara ve gençlere birşey öğretme yetenek ve yeterliliğini çoktan kaybetmiş durumda.

Acilen yeni bir yaklaşıma ihtiyaç olduğu ortada. Pek çok açıdan olumsuz görünen bu tabloyu olumluya dönüştürebilecek bir yolun bulunması gerekiyor. Aksi halde olumsuzluklar giderek derinleşebilir, manevi hayatı ve ahlakı istenmeyecek şekilde etkiler hale gelebilir. Olumlu olan ise çocuklar ve gençlerin kendileri.

Çok zeki ve aslında öğrenmeye çok açıklar.


Bu yazı, başladığım ve içinde yol almakta olduğum sürecin önsöz'ü

Fototiyatro işte bu anlattıklarımla ilgili.

Gelecek yazım 'Yolda, Bir Yazı Okudum' da buluşalım.


Sevgiler, İstanbul'da soğuk bir gece'den